14 Eylül 2011 Çarşamba

“Romantik Komünist” Nazım Hikmet

Tatilde Nazım Hikmet’i anlatan iki kitap okudum arkaya arkaya. Hıfzı Topuz’un roman kurgusuyla yazılmış Hava Kurşun Gibi Ağır kitabı ve Saime Göksu ile Edward Timms’in yazdığı Romantik Komünist adlı biyografi.

3 Eylül 2011 Cumartesi

‘Çağ’ları Aşan Aşklar

Mehmet İnanç Turan’ın Tarihin Silinmez Mürekkepli Aşkları adlı kitabı zamana yenilmeyen, çağları aşan, kuşaktan kuşağa anlatılan, yazılan, resmedilen, ilham veren “aşk”ları anlatıyor...

Kitapta yazar, sanatçı ve devlet adamlarının “aşık” kimlikleriyle öyküleri var. Aşk, en sert muktedirleri bile “tutsağa” çeviriverir. Bakınız; “Benim tek metresim iktidardır” diyen Napolyon Bonaparte’ın Josephine’e yazdığı mektuplara. “Kıskanç olduğumu sanıyordum ama yemin ederim böyle bir şey söz konusu değil. Senin üzüntülü olduğunu bilmektense, sanırım ben kendi elimle sana bir sevgili bulurdum” diyebilen bir Napolyon’u gözünüzün önüne getirebiliyor musunuz? Ya da, Freud’u “hayatı boyunca tek kadına aşık olmuş, kıskanç bir erkek” kimliğiyle özdeşleştirebiliyor musunuz? “Kadına mı gidiyorsun kırbacını unutma!” buyuran Nietzche’nin Lou Salome karşısında yaşadıkları da pek öyle eli “kırbaçlı” erkek görüntüsüyle örtüşmüyor...
http://tureykose.blogspot.com/2011/09/caglar-asan-asklar.html


Aşk olur da, ihanet, üçüncü kişiler, acı çekenler, çektirenler olmaz mı? Mayakovski’nin iki kız kardeş Lili Brik ve Elsa Trıolet’le yaşadığı aşklar bir roman gibi okunuyor. Bu iki kız kardeş, Mayakovski ve Aragon’un esin kaynağı olarak da edebiyat tarihinde bir yere sahip. Gala da dahilere esin kaynağı olarak sanat tarihine geçmiş başka bir özgür “aşk” kadını. Hani o güzelim “Okul defterlerine, sırama, ağaçlara, kumlar, karlar üstüne yazarım adını, özgürlük” şiirini yazan Eluard’ın erotik bir tutkuyla bağlı olduğu Gala’ya daha sonra da ressam Salvador Dali tutulur. Edebiyatseverler, Avusturyalı yazar Stefan Zweig ile eşi Lotte’nin birlikte intihar etme öyküsünü bilir. Bu kitapta Zweig’in önceki eşi Maria von Winternitz adlı yazarla inişli çıkışlı ilişkisini de öğreniyoruz. Zweig, intiharından önce de Friderike’ye bir veda mektubu yazmış. Frederike bu mektupları daha sonra yayımlamış, ancak “Lotte ve Stefan” diye imzalanmış mektuplardan “Lotte”in adını silerek. Kıskançlığı birlikte ölüme gitmiş iki insana saygısızlık yapmasını önleyememiştir.

“Tarihin silinmez mürekkepli” aşklarında aşkın tüm halleri var. İlk çarpılma, tutulma, tutku, kıskançlık, ihanet, umut, sancılı tükeniş ve “son” halleri. Kitapta aşka dair bir çok tanım, özlü söz de var... Ama aşk “söz” dinler mi, tanımlara sığar mı? Bizet’in operasında Carmen’in dediği gibi; “Aşk bir çingene çocuğudur, yasa tanımaz”...

_____

Tarihin Silinmez Mürekkepli Aşkları, Mehmet İnanç Turan, Kalkedon Yayıncılık, 364 sayfa.
------------------------------------------
26 Ağustos 2011 tarihinde Cumhuriyet Ankara ekinde yayımlandı.

23 Ağustos 2011 Salı

“Ecinniler-Rusça Katiplar ve Onları Okuyanlarla Maceralar”

Akademisyen, roman kahramanları arasına karışırsa!

“Ecinniler-Rusça Katiplar ve Onları Okuyanlarla Maceralar” , New York’ta doğan, Stanford Üniversitesi’nde karşılaştırmalı edebiyat doktorası yapan Elif Batuman’ın ilk kitabı.

Öyle sadece akademisyenler için yazılmış görünen, karmaşık kuramsal ifadeler, içinden çıkılması zor çeviri cümlelerle okuru bunaltan kitaplardan değil. Tersine eğlenceli, bilgilendirici.

5 Ağustos 2011 Cuma

'Pop roman' yıldızı Elif Şafak / Flaubert ‘Madam Bovary’ pozu verseydi!..

Elif Şafak’ın son kitabı İskender, kapağında yazarın “erkek kılığında” bir fotoğrafıyla raflarda. Şafak kitabının kapağında erkek suretinde görünürken; Ayşe Arman’a verdiği röportajda ise tersine tuvaletler giymiş, buğulu bakışlı kadın fotoğraflarıyla tanıtım kampanyasını yürütüyor. Sonra bakıyorsunuz, Ramazan vesilesiyle bir TV programında -Mercan Dede ve arka planda bir semazen eşliğinde- Aşk’tan bölümler okuyor...

29 Temmuz 2011 Cuma

Murathan Mungan'dan: Şairin Romanı/ “Şair”in “romancı” olarak “uzun rüya”sı

Murathan Mungan’ın “Şairin Romanı”, “şair”in kadim zamanlarda geçen ütopyasının romanı. Kitap yayımlandığında hemen okumaya başladım, ancak kesintisiz okuma olanağı bulamadığından bıraktım. Meclis tatile girdikten sonra yeniden kitabı elime aldım ve kendimi Mungan’ın o görkemli söz-sözcük-hayal şölenlerine bıraktım. Kitabı bitirdikten, cinayetlerin esrarının çözülmesinden sonra geriye dönüp bazı bölümleri yeniden okudum. Ne de olsa, “İnsan hayatı hayal ile hakikat arasında kestirme yollar aramakla geçiyor”. Bazen bu “kestirme yollara” kolayca sapıveriyor okur...

15 Temmuz 2011 Cuma

Montparnasse’lı Kiki

“Sefalet”le “sefahat” arasında bir hayat


Fotoğrafseverler 20. yüzyılın en önemli fotoğrafçılarından Man Ray’ın bir kadının sırtını viyolonsele çevirdiği ünlü fotoğrafı bilirler. İşte “Montparnasse’lı Kiki”, bu fotoğrafın modeli. Sadece onun mu? Man Ray’ın birçok fotoğrafının yanısıra Kisling, Foujita, Utrillo ve Leger gibi sanatçıların da modeli olarak resim tarihinde önemli bir yeri var. Kiki, 1920’lerin Montparnasse’ında birinci ve ikinci dünya savaşları arasında bohem sanat çevreleri içinde döneminin en önemli kadın karakterleri arasında yer alıyor. Uzun yıllar Man Ray’ın sevgilisi olan Kiki; sadece fotoğrafçıların, ressamların “model”i değil, döneminin “daha fazla” özgürlük arayışındaki kadınları için de öncü bir “model” olmuş...

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Ahmet Ümit’ten İstanbul Hatırası

İstanbul’u cinayetlerle savunmak

Polisiye yazarı Ahmet Ümit’in İstanbul Hatırası, İstanbul’a bir güzelleme. Dan Brown’un romanlarını çağrıştıran bu kitap, yazarın İstanbul’a bir “sevgi, saygı” armağanı. İstanbul’un talan edilmesine “edebi” bir isyan. “Şehir adına alınan bir intikam”ın romanı...