Radikal Kitap editörü Derviş Şentekin’in Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi adlı romanı okur olarak beni çağıran kitaplardan değildi. Öncelikle kitabın “okur avcısı” adı çok satar kitapları çağrıştırdığından bana itici geldi. Ayrıca, bir okur olarak polisiyeye de çok düşkünlüğüm yoktur. Ancak bir arkadaşımın önerisi üzerine aldım ve bir solukta okudum. 12 Mart 2012 Pazartesi
Derviş Şentekin’den Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi
Radikal Kitap editörü Derviş Şentekin’in Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi adlı romanı okur olarak beni çağıran kitaplardan değildi. Öncelikle kitabın “okur avcısı” adı çok satar kitapları çağrıştırdığından bana itici geldi. Ayrıca, bir okur olarak polisiyeye de çok düşkünlüğüm yoktur. Ancak bir arkadaşımın önerisi üzerine aldım ve bir solukta okudum. 11 Mart 2012 Pazar
RÖPORTAJLAR
Nergiz Savran Ovacık: Bir kadın gezgin
Nergiz Savran Ovacık için pek çok tanımlama cümlesi var; ODTÜ’lü, 68’li, feminist, savaş karşıtı, çevreci... Ve gezgin... Endüstri mühendisi olarak uzun ve aktif bir iş yaşamının ardından emekli olunca kendini tamamen yollara vurdu Savran Ovacık. Bugüne dek 45 ülkeye gitti. Son olarak da üç ay Bolivya, Peru, Şili, Arjantin’i tek başına gezdi. Hostellerde hiç tanımadığı insanlarla kaldı; zaman zaman Koreli, Meksikalı, Hollandalı, Arajantinli, Avusturalyalı yol arkadaşları oldu. Çölleri, kumulları, okyanusları, yüzen adaları, kanyonları, İnka tapınaklarını gezdi; sokaklarda dans etti, Buenos Aires’te beyaz başörtülü annelerle beraber slogan attı, geçtiğimiz yıl Nobel edebiyat ödülü alan Mario Vargas Llosa’nın konuşmasını dinledi. Gezi boyunca bir blog oluşturarak ( http://nergizovacik.blogspot.com) dostları için “canlı yayın” da yaptı.
Devamını okumak için tıklayın
RÖPORTAJLAR
Özge Mumcu: Ne işin var derin devletle, şarkıcı ol
Uğur Mumcu’nun kızı olarak büyümek elbette ağır bir misyon yüklemiş omuzlarına. “20'li yaşlarımda çok kısıtladım kendimi. Özel hayatıma ekstra ekstra özen gösterdim” diyor Özge Mumcu. Toplumsal Bellek Platformu üyeleriyle beraberken acılarının azaldığından söz ediyor, “Arat’la (Dink) konuşuyorum, mimarlığına devam et, diyorum. Kendime de, ne işin var derin devlet falan sen de şarkıcı ol, diyorum”.
Um:ag Araştırmacı Gazetecilik Vakfı Koordinatörü Özge Mumcu, “babası” Uğur Mumcu öldürüldüğünde 11 yaşındaydı. Aradan 18 yıl geçti. Evleri her 24 Ocak’ta yeniden cenaze evine döndü, anma törenlerinde, mezarlıklarda, mahkemelerde büyüdü, başka acılara “akraba oldu”.
Özge Mumcu Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdikten sonra SBF’de master yaptı. Şimdi ODTÜ’de doktora yapıyor. Özge Mumcu ile acıların her yıl yeniden tazelendiği 18 yılı, “Uğur Mumcu’nun kızı olmayı” ve “toplumsal bellek platformu”ndaki “akrabalıkları”nı konuştuk.
Devamını okumak için tıklayın
Uğur Mumcu’nun kızı olarak büyümek elbette ağır bir misyon yüklemiş omuzlarına. “20'li yaşlarımda çok kısıtladım kendimi. Özel hayatıma ekstra ekstra özen gösterdim” diyor Özge Mumcu. Toplumsal Bellek Platformu üyeleriyle beraberken acılarının azaldığından söz ediyor, “Arat’la (Dink) konuşuyorum, mimarlığına devam et, diyorum. Kendime de, ne işin var derin devlet falan sen de şarkıcı ol, diyorum”.
Um:ag Araştırmacı Gazetecilik Vakfı Koordinatörü Özge Mumcu, “babası” Uğur Mumcu öldürüldüğünde 11 yaşındaydı. Aradan 18 yıl geçti. Evleri her 24 Ocak’ta yeniden cenaze evine döndü, anma törenlerinde, mezarlıklarda, mahkemelerde büyüdü, başka acılara “akraba oldu”.
Özge Mumcu Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdikten sonra SBF’de master yaptı. Şimdi ODTÜ’de doktora yapıyor. Özge Mumcu ile acıların her yıl yeniden tazelendiği 18 yılı, “Uğur Mumcu’nun kızı olmayı” ve “toplumsal bellek platformu”ndaki “akrabalıkları”nı konuştuk.
Devamını okumak için tıklayın
RÖPORTAJLAR
Şekibe Çelenk, Halit Çelenk'i anlattı: Tanıklığını görev gibi taşıdı
Eşi Şekibe’ye “Hazırlan 6 Mayıs’ta seninle Karşıyaka’ya gideceğiz” diyordu. Her gün saat ve günü soruyordu. “Çarşamba, perşembe bana kahvaltı verirsiniz ama cuma için garanti veremem. Bu 6 Mayıs’a gideceğim” diyordu ve gitti. Halit Çelenk, üç fidanın yanına onların asıldığı gün gitti. Eşi ve kızları, Halit Çelenk’i ve yaşadığı acı tanıklığı anlattı.
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın avukatı, idam gecelerinin tanığı Halit Çelenk’i 6 Mayıs günü “üç fidan”ın yanına uğurladık. Şimdi Bahçelievler’deki evinde acı var, hüzün var. Şekibe Çelenk’in “çocuklar” diye andığı “3 fidan” evin her yanında; duvarlarda “çocukların” ve Che’nin fotoğrafları ile Picasso’nun Guernica’sının bir kopyası var. “Hayat yoldaşı”nı yitiren Şekibe Çelenk hüzünlü. “Babaları, avukatları ve dava arkadaşları”nı yitiren kızları kimya mühendisi Serpil Güvenç ile tıp profesörü Ferda Özyurda da annelerinin yanında. Halit Çelenk evdeki birçok belgeyi Ankara Barosu Müzesi’ne götürmüş. Deniz Gezmiş’in parkası ise özenle saklanıyor. Ferda Özyurda ile Serpil Güvenç bunun bir “fetiş”e dönüşmesinden hoşlanmıyorlar, ancak foto muhabirimizi kırmayan Şekibe Çelenk parka ile birlikte fotoğraf çektiriyor...
Devamını okumak için tıklayın
6 Mart 2012 Salı
Ian McEwan'dan Masumiyet
Savaş ve Aşk Masumiyeti Bozar
İngiliz yazar Ian McEwan, Masumiyet ya da Özel İlişki romanında bir “masumiyet kaybı” öyküsü anlatıyor. Savaş ve aşk büyütür, olgunlaştırır, yaralar, kirletir... Özetle; savaş -soğuğu da olsa- ve aşk masumiyeti bozar...
5 Mart 2012 Pazartesi
Stockholm
Müzeler kenti Stockholm
Picasso’nun, Matisse’in, Munch’un ücretsiz görülebildiği ülke
333 yıl sular altında kalan Vasa gemisi, müzeye ‘demir atmış’
Uçağınız Stockholm’e inerken, önce mavi-yeşil bir mucizeye “merhaba” diyorsunuz. Denizin üzerine serpiştirilmiş adalar, adacıklar, adaların arasında kanallar, köprüler, yemyeşil ormanlar karşılıyor turistleri. Kente neden “Kuzey’in Venedik’i” denildiği hemen anlaşılıyor-. Arlanda Havaalanı’ndan kente doğru ilerlerken her adımda bir refah ülkesinde turist olmanın farkını görüyorsunuz. Yemyeşil, bakımlı, doğayla uyumlu, tertemiz bir kent. Sokaklarda diğer Avrupa kentlerindeki gibi evsizler, dilenciler yok. İsveçliler turistlere çok yardımcı oluyor, neredeyse herkes İngilizce konuşuyor. Daha havaalanında konuştuğunuz ilk görevli, birkaç günlük metro kartı almamanız konusunda –pahalı olacağını söyleyerek- uyararak yardımcı oluyor. Bindiğiniz otobüsün kadın sürücüsü otobüsü kenara çekip elinizdeki haritadan yol tarif ediyor. Kıyıda bir bankta soluklanıp haritada yerinizi belirlemeye çalışırken, hemen bir İsveçli yanaşıp nereyi aradığınızı sorup yardım öneriyor…
Etiketler:
Arlanda,
İsveç,
Kuzey'in Venedik'i,
Stocholm,
Vasa
Mykonos ve Delos adaları
Güneşin, mavi-beyaz evlerin ve daracık sokakların çağrısı
Güneşe, yel değirmenlerine, 2. Petros’a selam
Kiklad adaları, turistlerin en çok yeğlediği Yunan adaları. “Daire” anlamına gelen Kiklad adalarının antik çağlardaki merkezi olan Delos , tanrı Apollon ile tanrıça Artemis’in doğum yeri olarak biliniyor. Kiklad adalarının bugünkü turistik merkezleri ise Santorini ve Mykonos adaları. Mykonos, korsanların ve yılın hiçbir günü eksik olmayan rüzgarın yolunu kesmek için labirent gibi oluşturulmuş daracık sokakların, begonvillerle süslü mavi-beyaz şirin evlerin, sınırsız, yasaksız, kuralsız plajların ve eşcinsellerin gözde adası…
Etiketler:
balayı adası,
Delos adaları,
Mykonos,
nüdistler,
Santorini
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
